DKAB Doküman MerkeziDin Kültürü ve Ahlak Bilgisi

Dualar

Kur'an'dan dualar ve günlük hayatta okunan dualar: Arapçası, okunuşu, anlamı ve kaynağıyla. Kopyalayın ya da tahtada büyük gösterin.

Dünya ve ahiret iyiliği için (namazda da okunur)

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Rabbenâ âtinâ fi'd-dünyâ haseneten ve fi'l-âhirati haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr

Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru.

Kaynak: Bakara 2/201 (dua kısmı)

Yapılan işin kabulü için (Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'in duası)

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا ۖ إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Rabbenâ tekabbel minnâ, inneke ente's-semîu'l-alîm

Rabbimiz! Bizden kabul buyur. Şüphesiz sen her şeyi işitensin, her şeyi bilensin.

Kaynak: Bakara 2/127 (dua kısmı)

Kalbin doğru yolda kalması için

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ

Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledünke rahmeh, inneke ente'l-vehhâb

Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi kaydırma. Bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın.

Kaynak: Âl-i İmrân 3/8

Bağışlanma ve iyilerle birlikte ölmek için

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ

Rabbenâ fağfir lenâ zünûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ mea'l-ebrâr

Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle birlikte al.

Kaynak: Âl-i İmrân 3/193 (dua kısmı)

Tövbe duası (Hz. Âdem ve Hz. Havva'nın duası)

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَإِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tağfir lenâ ve terhamnâ le-nekûnenne mine'l-hâsirîn

Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka kaybedenlerden oluruz.

Kaynak: A'râf 7/23 (dua kısmı)

Namaz, aile ve anne-baba için (Hz. İbrahim'in duası; namazda da okunur)

Kur'an'dan dualar

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ ۝ رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

Rabbi'c'alnî mukîme's-salâti ve min zürriyyetî, rabbenâ ve tekabbel duâ. Rabbenağfir lî ve li-vâlideyye ve li'l-mü'minîne yevme yekûmu'l-hisâb

Rabbim! Beni ve soyumdan gelenleri namazı devamlı kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul et. Rabbimiz! Hesap gününde beni, anne-babamı ve bütün müminleri bağışla.

Kaynak: İbrâhîm 14/40–41

İşlerin doğru yürümesi için (Ashâb-ı Kehf'in duası)

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا آتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا

Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşedâ

Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve işimizde bize doğru yolu kolaylaştır.

Kaynak: Kehf 18/10 (dua kısmı)

Eş ve çocuklar için

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا

Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrate a'yünin vec'alnâ li'l-muttakîne imâmâ

Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a saygılı olanlara örnek eyle.

Kaynak: Furkân 25/74 (dua kısmı)

Anne ve baba için

Kur'an'dan dualar

رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا

Rabbi'rhamhümâ kemâ rabbeyânî sağîrâ

Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl şefkatle yetiştirdilerse sen de onlara öyle merhamet et.

Kaynak: İsrâ 17/24 (dua kısmı)

Bizden önce gelen müminler için ve kalpte kin olmaması için

Kur'an'dan dualar

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ

Rabbenağfir lenâ ve li-ihvâninellezîne sebekûnâ bi'l-îmân, ve lâ tec'al fî kulûbinâ ğillen lillezîne âmenû, rabbenâ inneke raûfün rahîm

Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma. Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatlisin, çok merhametlisin.

Kaynak: Haşr 59/10 (dua kısmı)

Bağışlanma ve merhamet için

Kur'an'dan dualar

رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ

Rabbiğfir verham ve ente hayru'r-râhimîn

Rabbim! Bağışla, merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.

Kaynak: Mü'minûn 23/118 (dua kısmı)

Hayırlı rızık için (Hz. Mûsâ'nın duası)

Kur'an'dan dualar

رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ

Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr

Rabbim! Bana indireceğin her hayra muhtacım.

Kaynak: Kasas 28/24 (dua kısmı)

Hayırlı evlat için (Hz. Zekeriyyâ'nın duası)

Kur'an'dan dualar

رَبِّ هَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً ۖ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاءِ

Rabbi heb lî min ledünke zürriyyeten tayyibeh, inneke semîu'd-duâ

Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bağışla. Şüphesiz sen duayı işitensin.

Kaynak: Âl-i İmrân 3/38 (dua kısmı)

Yalnız bırakılmamak için (Hz. Zekeriyyâ'nın duası)

Kur'an'dan dualar

رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ

Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayru'l-vârisîn

Rabbim! Beni yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.

Kaynak: Enbiyâ 21/89 (dua kısmı)

Hastalık ve sıkıntıda (Hz. Eyyûb'un duası)

Kur'an'dan dualar

أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

(Rabbî) ennî messeniye'd-durru ve ente erhamü'r-râhimîn

(Rabbim!) Bu dert beni sardı. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.

Not: Ayette dua "Rabbine seslendiğinde" ifadesinden sonra geliyor. Okunuşta başa parantez içinde "Rabbî" eklendi; Arapça metne dokunulmadı.

Kaynak: Enbiyâ 21/83 (dua kısmı)

Sabah duası

Sabah ve akşam

اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

Allâhumme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtü ve ileyke'l-masîr

Allah'ım! Senin sayende sabaha çıktık, senin sayende akşama ulaştık. Seninle yaşar, seninle ölürüz. Dönüş sanadır.

Kaynak: Tirmizî, Deavât (3391)

Akşam duası

Sabah ve akşam

اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ النُّشُورُ

Allâhumme bike emseynâ ve bike asbahnâ ve bike nahyâ ve bike nemûtü ve ileyke'n-nüşûr

Allah'ım! Senin sayende akşama ulaştık, senin sayende sabaha çıktık. Seninle yaşar, seninle ölürüz. Diriliş sanadır.

Kaynak: Tirmizî, Deavât (3391)

Seyyidü'l-istiğfâr (sabah ve akşam)

Sabah ve akşam

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَىَّ وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ

Allâhumme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ent, halaktenî ve ene abdük, ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûu leke bi-ni'metike aleyye ve ebûu leke bi-zenbî, fağfir lî, fe innehû lâ yağfiru'z-zünûbe illâ ent

Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın, ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söze ve vaadine bağlıyım. Yaptıklarımın kötülüğünden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri de günahımı da kabul ediyorum. Beni bağışla, çünkü günahları senden başka bağışlayan yoktur.

Kaynak: Buhârî, Deavât (6306)

Ansızın gelecek sıkıntılardan korunma (sabah ve akşam üçer defa)

Sabah ve akşam

بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَىْءٌ فِي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihî şey'ün fi'l-ardı ve lâ fi's-semâi ve hüve's-semîu'l-alîm

Adıyla birlikte yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla. O her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb (5088)

Rıza duası (sabah ve akşam)

Sabah ve akşam

رَضِينَا بِاللَّهِ رَبًّا وَبِالإِسْلاَمِ دِينًا وَبِمُحَمَّدٍ رَسُولاً

Radînâ billâhi rabben ve bi'l-İslâmi dînen ve bi-Muhammedin rasûlâ

Rab olarak Allah'tan, din olarak İslam'dan, peygamber olarak Hz. Muhammed'den razı olduk.

Not: Yaygın olarak "radîtü… nebiyyen" şekliyle bilinir; bu rivayette "radînâ… rasûlâ" geçiyor, metin rivayete uygun bırakıldı.

Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb (5072)

Yemeğe başlarken

Yemek, ev ve uyku

بِسْمِ اللَّهِ

Bismillâh

Allah'ın adıyla.

Başta besmele unutulursa

بِسْمِ اللَّهِ أَوَّلَهُ وَآخِرَهُ

Bismillâhi evvelehû ve âhirahû

Başında da sonunda da Allah'ın adıyla.

Kaynak: Ebû Dâvûd, Et'ime (3767)

Yemekten sonra

Yemek, ev ve uyku

الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنِي هَذَا وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلَا قُوَّةٍ

Elhamdü lillâhillezî et'amenî hâzâ ve razakanîhi min ğayri havlin minnî ve lâ kuvveh

Benim hiçbir güç ve kuvvetim olmadan bana bu yemeği yediren ve onu bana rızık olarak veren Allah'a hamdolsun.

Kaynak: Tirmizî, Deavât (3458); Ebû Dâvûd, Libâs (4023, "hâze't-taâme" ilavesiyle)

Evden çıkarken

Yemek, ev ve uyku

بِسْمِ اللَّهِ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ

Bismillâhi tevekkeltü alallâh, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh

Allah'ın adıyla çıkıyorum, Allah'a dayandım. Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır.

Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb (5095)

Uyumadan önce

Yemek, ev ve uyku

بِاسْمِكَ اللَّهُمَّ أَمُوتُ وَأَحْيَا

Bismike Allâhumme emûtü ve ahyâ

Allah'ım! Senin adınla ölür (uyur) ve senin adınla dirilirim (uyanırım).

Kaynak: Buhârî, Deavât (6324)

Uyanınca

Yemek, ev ve uyku

الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ

Elhamdü lillâhillezî ahyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ileyhi'n-nüşûr

Bizi öldürdükten (uyuttuktan) sonra dirilten (uyandıran) Allah'a hamdolsun. Dönüş O'nadır.

Kaynak: Buhârî, Deavât (6324)

Şifa duası (hastaya okunur)

Hastalık ve şifa

اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَاسَ، اشْفِهِ وَأَنْتَ الشَّافِي، لاَ شِفَاءَ إِلاَّ شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لاَ يُغَادِرُ سَقَمًا

Allâhumme rabbe'n-nâs, ezhibi'l-be's, işfihî ve ente'ş-şâfî, lâ şifâe illâ şifâük, şifâen lâ yuğâdiru sekamâ

Ey insanların Rabbi olan Allah'ım! Sıkıntıyı gider. Ona şifa ver, şifa veren sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver.

Not: Hastanın yanında onun için okunur. Hasta kadınsa "işfihî" yerine "işfihâ" (اشْفِهَا) denir.

Kaynak: Buhârî, Tıb (5743)

Hasta ziyaretinde

Hastalık ve şifa

أَسْأَلُ اللَّهَ الْعَظِيمَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ أَنْ يَشْفِيَكَ

Es'elullâhe'l-azîm, rabbe'l-arşi'l-azîm, en yeşfiyek (yedi defa)

Yüce Arş'ın Rabbi olan yüce Allah'tan sana şifa vermesini dilerim.

Kaynak: Ebû Dâvûd, Cenâiz (3106)

Cenaze namazı duası

Cenaze, kabir ve taziye

اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا وَمَيِّتِنَا، وَشَاهِدِنَا وَغَائِبِنَا، وَصَغِيرِنَا وَكَبِيرِنَا، وَذَكَرِنَا وَأُنْثَانَا. اللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنَّا فَأَحْيِهِ عَلَى الْإِسْلَامِ، وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوَفَّهُ عَلَى الْإِيمَانِ

Allâhumme'ğfir li hayyinâ ve meyyitinâ, ve şâhidinâ ve ğâibinâ, ve sağîrinâ ve kebîrinâ, ve zekerinâ ve ünsânâ. Allâhumme men ahyeytehû minnâ fe ahyihî ale'l-İslâm, ve men teveffeytehû minnâ fe teveffehû ale'l-îmân

Allah'ım! Dirimizi ve ölümüzü, burada olanımızı ve olmayanımızı, küçüğümüzü ve büyüğümüzü, erkeğimizi ve kadınımızı bağışla. Allah'ım! Bizden yaşattığını İslam üzere yaşat, canını aldığını iman üzere al.

Not: Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra okunur. Bilmeyen Fâtiha'yı dua niyetiyle okuyabilir.

Kaynak: Tirmizî, Cenâiz (1024); benzeri farklı kelime sırasıyla: Ebû Dâvûd, Cenâiz (3201)

Kabir ziyaretinde

Cenaze, kabir ve taziye

السَّلَامُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الدِّيَارِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ، وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ لَلَاحِقُونَ، أَسْأَلُ اللَّهَ لَنَا وَلَكُمُ الْعَافِيَةَ

Es-selâmu aleyküm ehle'd-diyâri mine'l-mü'minîne ve'l-müslimîn, ve innâ inşâallâhu le-lâhikûn, es'elullâhe lenâ ve lekümü'l-âfiyeh

Ey bu yurdun mümin ve Müslüman sakinleri! Selam üzerinize olsun. Biz de Allah dilerse size katılacağız. Allah'tan bize de size de esenlik dilerim.

Kaynak: Müslim, Cenâiz

Musibet ve vefat haberinde

Cenaze, kabir ve taziye

إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ، اللَّهُمَّ أْجُرْنِي فِي مُصِيبَتِي وَأَخْلِفْ لِي خَيْرًا مِنْهَا

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. Allâhumme'cürnî fî musîbetî ve ahlif lî hayran minhâ

Biz Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz. Allah'ım! Bu musibetimde bana sevap ver ve bana ondan daha hayırlısını nasip et.

Kaynak: Bakara 2/156; Müslim, Cenâiz

Sıkıntı ve darlıkta (Hz. Yûnus'un duası)

Sıkıntı ve tevekkül

لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn

Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim. Ben gerçekten kendine zulmedenlerden oldum.

Kaynak: Enbiyâ 21/87; Tirmizî, Deavât

Tevekkül duası

Sıkıntı ve tevekkül

حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbü'l-arşi'l-azîm

Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben yalnızca O'na dayandım. O, yüce Arş'ın Rabbidir.

Kaynak: Tevbe 9/129 (dua kısmı)

Yolculuğa çıkarken (binince)

Yolculuk, ders ve sınav

سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ ۝ وَإِنَّا إِلَىٰ رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ

Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ rabbinâ le-munkalibûn

Bunu bizim hizmetimize veren Allah'ı tenzih ederiz. Yoksa biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.

Kaynak: Zuhruf 43/13–14; Müslim, Hac

Ders ve sınav öncesi

Yolculuk, ders ve sınav

رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي ۝ وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي ۝ وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي ۝ يَفْقَهُوا قَوْلِي — رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا

Rabbi'şrah lî sadrî, ve yessir lî emrî, vahlul ukdeten min lisânî, yefkahû kavlî. — Rabbi zidnî ilmâ

Rabbim! Göğsümü aç, işimi kolaylaştır, dilimdeki düğümü çöz ki sözümü anlasınlar. — Rabbim! İlmimi artır.

Kaynak: Tâhâ 20/25–28; Tâhâ 20/114

İstihare duası

İstihare

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ وَأَنْتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ، اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ

Allâhumme innî estahîruke bi-ilmike ve estakdiruke bi-kudretike, ve es'elüke min fadlike'l-azîm, fe inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemu ve lâ a'lemu ve ente allâmu'l-ğuyûb. Allâhumme in künte ta'lemu enne hâze'l-emra hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fakdurhu lî ve yessirhu lî sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta'lemu enne hâze'l-emra şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fasrifhu annî vasrifnî anh, vakdur liye'l-hayra haysü kâne sümme erdınî bih

Allah'ım! İlminle senden hayırlısını istiyorum, kudretinle senden güç istiyorum ve büyük lütfundan diliyorum. Sen güç yetirirsin, ben yetiremem. Sen bilirsin, ben bilemem. Gizlilikleri en iyi bilen sensin. Allah'ım! Eğer bu iş dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından benim için hayırlıysa onu bana takdir et, kolaylaştır ve onu bana bereketli kıl. Eğer bu iş dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından benim için kötüyse onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra beni ondan razı kıl.

Not: Hadise göre önce farz dışında iki rekât namaz kılınır, sonra bu dua okunur. "Bu iş" denilen yerde karar verilecek iş akla getirilir ya da söylenir. Hadiste rüya görme şartı yoktur. (Hadisteki "ya da 'işimin yakın ve uzak sonucu' dedi" şeklindeki ravi notu metinden çıkarıldı.)

Kaynak: Buhârî, Teheccüd (1166); Buhârî, Deavât (6382)

Kurban keserken

Kurban

بِسْمِ اللَّهِ وَاللَّهُ أَكْبَرُ

Bismillâhi vallâhu ekber

Allah'ın adıyla. Allah en büyüktür.

Kesimden önce okunabilecek ayet (En'âm 6/162–163)

قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ۝ لَا شَرِيكَ لَهُ ۖ وَبِذَٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ

Kul inne salâtî ve nusukî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi'l-âlemîn. Lâ şerîke leh, ve bi-zâlike umirtü ve ene evvelü'l-müslimîn.

De ki: Şüphesiz namazım, kurbanım (ibadetim), hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bana bu emredildi ve ben Müslümanların ilkiyim.

Kaynak: Ebû Dâvûd, Dahâyâ (2810); Tirmizî, Edâhî (1521). Buhârî ve Müslim'de Peygamberimizin kurban keserken besmele çekip tekbir getirdiği bildirilir.

Yağmur yağarken

Yağmur

صَيِّبًا نَافِعًا

Sayyiben nâfiâ (yaygın şekli: Allâhumme sayyiben nâfiâ)

(Allah'ım! Bu yağmuru) faydalı bir yağmur kıl.

Kaynak: Buhârî, İstiskâ (1032)

Yağmur duası (kuraklıkta)

Yağmur

اللَّهُمَّ أَغِثْنَا، اللَّهُمَّ أَغِثْنَا، اللَّهُمَّ أَغِثْنَا

Allâhumme ağisnâ, Allâhumme ağisnâ, Allâhumme ağisnâ

Allah'ım! Bize yağmur ver, bize yardım et. (üç defa)

Kaynak: Buhârî, İstiskâ (1014)

Aşırı yağmurda

Yağmur

اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا، اللَّهُمَّ عَلَى الآكَامِ وَالظِّرَابِ وَبُطُونِ الأَوْدِيَةِ وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ

Allâhumme havâleynâ ve lâ aleynâ. Allâhumme ale'l-âkâmi ve'z-zırâbi ve butûni'l-evdiyeti ve menâbiti'ş-şecer

Allah'ım! Yağmuru etrafımıza ver, üzerimize değil. Allah'ım! Tepelere, yükseltilere, vadilerin içlerine ve ağaçların bittiği yerlere ver.

Kaynak: Buhârî, İstiskâ (1014)

Evlenenleri tebrik ederken

Nikâh ve yeni doğan

بَارَكَ اللَّهُ لَكَ وَبَارَكَ عَلَيْكَ وَجَمَعَ بَيْنَكُمَا فِي خَيْرٍ

Bârakallâhu leke ve bâreke aleyke ve ceme'a beynekümâ fî hayr

Allah sana bereket versin, üzerine bereket yağdırsın ve sizi hayırda bir araya getirsin.

Kaynak: Ebû Dâvûd, Nikâh (2130)

Yeni doğan ve çocuklar için koruma duası

Nikâh ve yeni doğan

أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ

Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmeh, ve min külli aynin lâmmeh

Her şeytandan, her zehirli canlıdan ve her kem gözden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.

Not: Peygamberimiz bu duayla Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i Allah'ın korumasına emanet ederdi ve bunun Hz. İbrahim'in Hz. İsmail ve Hz. İshak için okuduğu dua olduğunu söylerdi.

Kaynak: Buhârî, Enbiyâ (3371)

Arapça metinler Kur’an metninden ve hadis kaynaklarından birebir alınmıştır; mealler sade Türkçe anlamdır, Diyanet meali değildir. Esmâü’l-Hüsnâ için Esmâü’l-Hüsnâ sayfasına, kısa sure ve dualarla ezber çalışması için ezber kartlarına bakın.